Meryem Suresi

Facebook  Twitter

Meryem Suresi 98 Ayet oluşmuş Mekke’de Müslümanlar Habeşistan’a hicret etmeden önce nazil olmuştur. Surenin genel olarak konusu Hz. Meryem olduğu için Sure Meryem adını almıştır.


İçindekiler

  • Meryem Suresi Hakkında Bilgi
  • Meryem Suresi Okunuşu
  • Meryem Suresi Anlamı
  • Meryem Suresi Fazileti ve Sırları
  • Meryem Suresi Önemi

İçerisinde Tilavet Secdesi bulunan Sure, 64. Ayette İbn Abbas’tan rivayetle Efendimiz (SAV) Cebrail’e ‘Bizi ziyaret etmekte olduğundan daha çok ziyaret etmekten seni alıkoyan nedir?’ diye sormuştu.

İşte bunun üzerine ‘Biz ancak Rabbının emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bu ikisinin arasındaki her şey O ‘nundur. Ve Rabbın unutkan değildir.’ Ayeti nazil oldu. Meryem Suresinin nüzul sebebi bu şekildedir.

Meryem Suresi Okunuşu

Bismillahirrahmanirrahim

1. Kef ha ya ayn sad

2. Zikru rahmeti rabbike abdehu zekeriyya

3. İz nada rabbehu nidaen hafiyya

4. Kale rabbi innî vehenel azmu minnî veştealer ra’su şeybev ve lem ekum bi duaike rabbi şekîyya

5. Ve innî hîftul mevaliye miv veraî ve kanetimraetî akîran feheb lî mil ledunke veliyya

6. Yerisuni ve yerisu min ali ya’kube vec’alhu rabbi radîyya

7. Ya zekeriyya inna nubeşşiruke bi ğulaminismuhu yahya lem nec’al lehu min kablu semiyya

8. Kale rabbi enna yekunu lî ğulamuv ve kanetimraeti akîrav ve kad belağtu minel kiberi îtiyya

9. Kale kezalik kale rabbuke huve aleyye heyyinuv ve kad halaktuke min kablu ve lem teku şey’a

10. Kale rabbic’al lî ayeh kale ayetuke ella tukellimen nase selase leyalin seviyya

11. Fe harace ala kavmihî minel mîhrabi fe evha ileyhim en sebbihu bukratev ve aşiyya

12. Ya yahya huzil kitabe bi kuvveh ve ateynahul hukme abiyya

13. Ve hananem mil ledunna ve zekah ve kane tekîyya

14. Ve berram bi valideyhi ve lem yekun cebbaran asîyya

15. Ve selamun aleyhi yevme vulide ve yevme yemutu ve yevme yub’asu hayya

16. Vezkur fil kitabi meryem izintebezet min ehliha mekanen şerkîyya

17. Fettehazet min dunihim hîcaben fe erselna ileyha ruhana fe temessele leha beşaren seviyya

18. Kalet innî euzu bir rahmani minke in kunte tekîyya

19. Kale innema ene rasulu rabbiki li ehebe leki ğulamen zekiyya

20. Kalet enna yekunu li ğulamuv ve lem yemsesnî beşeruv ve lem eku beğîyya

21. Kale kezalik kale rabbuki huve aleyye heyyin ve li nec’alehu ayetel linnasi ve rahmetem minna ve kane emram makdîyya

22. Fe hamelethu fentebezet bihî mekanen kasîyya

23. Fe ecaehel mehadu ila ciz’în nahleh kaletya leytenî mittu kable haza ve kuntu nesyem mensiyya

24. Fe nadaha min tahtiha ella tahzenî kad ceale rabbuki tahteki seriyya

25. Ve huzzî ileyki bi ciz’în nahleti tusakît aleyki rutaben ceniyya

26. Fe kulî veşrabî ve karrî ayna fe imma terayinne minel beşeri ehaden fe kulî innî nezertu lir rahmani savmen fe len ukellimel yevme insiyya

27. Fe etet bihî kavmeha tahmiluh kalu ya meryemu le kad ci’ti şey’en feryya

28. Ya uhte harune ma kane ebukimrae sev’iv ve ma kanet ummuki beğîyya

29. Fe eşarat ileyhi kalu keyfe nukelimu men kane fil mehdi sabiyya

30. Kale innî abdullahi ataniyel kitabe ve cealenî nebiyya

31. Ve cealenî mubaraken eyne ma kuntu ve evsanî bis salati vez zekati ma dumtu hayya

32. Ve berram bi validetî ve lem yec’alnî cebbaran şekîyya

33. Vesselamu aleyye yevme vulidtu ve yevme emutu ve yevme ub’asu hayya

34. Zalike îysebnu meryem kavlel hakkîllezî fîhi yemterun

35. Ma kane lillahi ey yettehîze miv veledin subhaneh iza kada emran fe innema yekulu lehu kum fe yekun

36. Ve innellahe rabbî ve rabbukum fa’buduh haza sîratum mustekîym

37. Fahtelefel ahzabu mim beynihim fe veylul lillezîne keferu mim meşhedi yevmin azîym

38. Esmî’bihim ve ebsîr yevme ye’tunena lakiniz zalimunel yevme fî dalalim mubîn

39. Ve enzirhum yevmel hasrati iz kudîyel emr ve hum fî ğafletiv ve hum la yu’minun

40. İnna nahnu nerisul erda ve men aleyha ve ileyna yurceun

41. Vezkur fil kitabi ibrahîm innehu kane sîddîkan nebiyya

42. İz kale li ebîhi ya ebeti lime ta’budu ma la yesmeu ve la yubsîru ve la yuğnî anke şey’a

43. Ya ebeti innî kad caenî minel îlmi ma lem ye’tike fettebî’nî ehdike sîratan seviyya

44. Ya ebeti la ta’budiş şeytan inneş şeytane kane lir rahmani asîyya

45. Ya ebeti ninî ehafu ey yemesseke azabum miner rahmani fe tekune liş şeytani veliyya

46. Kale erağîbun ente an alihetî ya ibrahîm leil lem tentehi le ercumenneke vehcurnî meliyya

47. Kale selamun aleyk se estağfiru leke rabbî innehu kane bî hafiyya

48. Ve a’tezilukum ve ma ted’une min dunillahi ve ed’u rabbî asa ella ekune bi duai rabbî şekîyya

49. Felemma’tezelehum ve ma ya’budune min dunillahi vehebna lehu ishaka ve ya’kub ve kullen cealna nebiyya

50. Ve vehebna lehum mir rahmetina ve cealna lehum lisane sîdkîn aliyya

51. Vezkur fil kitabi musa innehu kane muhlesav ve kane rasulen nebiyya

52. Ve nadeynahu min canibit turil eymeni ve karrabnahu neciyya

53. Ve vehebna lehu mir rahmetina ehahu harune nebiyya

54. Vezkur fil kitabi ismaîyle innehu kane sadikal va’di ve kane rasulen nebiyya

55. Ve kane ye’muru ehlehu bis salati vez zekati ve kane înde rabbihî merdîyya

56. Vezkur fil kitabi idrîse innehu kane sîddîkan nebiyya

57. Ve rafa’nahu mekanen aliyya

58. ulaikellezîne en’amellahu aleyhim minen nebiyyîne min zurriyyeti ademe ve mimmen hamelna mea nuhîv ve min zurriyyeti ibrahîme ve israîle ve mimmen hedeyna vectebeyna iza tutla aleyhim ayatur rahmani harru succedev ve bukiyya

59. Fe halefe mim ba’dihim halfun edaus salate yettebeuş şehevati fe sevfe yelkavne ğayya

60. İlla men tabe ve amene ve amile salihan fe ulaike yedhulunel cennete ve la yuzlemune şey’a

61. Cennati adninilletî veader rahmanu îbadehu bil ğayb innehu kane va’duhu me’tiyya

62. La yesmeune fîha bukratev ve aşiyya

63. Tilkel cennetulletî nurisu min îbadina men kane tekîyya

64. Ve ma netezzelu illa bi emri rabbik lehu ma beyne eydîna ve ma halfena ve ma beyne zalik ve ma kane rabbuke nesiyya (58. Ayet secde ayetidir.)

65. Rabbus semavati vel erdî ve ma beynehuma fa’budhu vastabir li îbadetih hel ta’lemu lehu semiyya

66. Ve yekulul insanu e iza ma mittu le sevfe uhracu hayya

67. E ve la yezkurul insanu enna halaknahu min kablu ve lem yeku şey’a

68. Fe ve rabbike le nahşurannehum veş şeyatîyne summe le nuhdîrannehum havle cehenneme cisiyya

69. Summe lenenzianne min kulli şîatin eyyuhum eşeddu aler rahmani îtiyya

70. Summe le nahnu a’lemu billezîne hum evla biha sîliyya

71. Ve im minkum illa variduha kane ala kabbike hatmem makdîyya

72. Summe nuneccillezînet tekav ve nezeruz zalimîne fîha cisiyya

73. Ve iza tutla aleyhim ayatuna beyyinatin kalellezîne keferu lillizîne amenu eyyul ferîkayni hayrum mekamev ve ahsenu nediyya

74. Ve kem ehlekna kablehum min karnin hum ahsenu esasev ve ri’ya

75. Kul men kane fid dalaleti felyemdud lehur rahmanu medda hatta iza raev ma yuadune immel azabe ve immes saah fe seya’lemune men huve şerrum mekanev ve ad’afu cunda

76. Ve yezîdullahullezînehtedev huda vel bakîyatus salihatu hayrun înde rabbike sevabev ve hayrum meradda

77. E fe raeytellezî kefera bi ayatina ve kale leuteyenne malev ve veleda

78. Ettaleal ğaybe emittehaze înder rahmani ahda

79. Kella senektubu ma yekulu ve nemuddu lehu minel azabi medda

80. Ve nerisuhu ma yekulu ve ye’tîna ferda

81. Vettehazu min dunillahi alihetel li yekunu lehum îzza

82. Kella seyekfurune bi îbadetihim ve yekunune aleyhim dîdda

83. E lem tera enna erselneş şeyatîyne alel kafirîne teuzzuhum ezza

84. Fe la ta’cel aleyhim innema neuddulehum adda

85. Yevme nahşurul muttekîyne iler rahmani vefda

86. Ve nesukul mucrimîne ila cehenneme virda

87. La yemlikuneş şefaate illa menttehaze înder rahmani ahda

88. Ve kalittehazer rahmanu veleda

89. Le kad ci’tum şey’en idda

90. Tekadus semavatu yetefettarne minhu ve tenşekkul erdu ve tehîrrul cibalu hedda

91. En deav lirrahmani veleda

92. Ve ma yembeğîy lir rahmani ey yettehîze veleda

93. İn kullu men fis semavate vel erdî illa atir rahmani abda

94. Le kad ahsahum ve addehum adda

95. Ve kulluhum atîhi yevmel kîyameti ferda

96. İnnellezîne amenu ve amilus salihati se yec’alu lehumur rahmanu vudda

97. Fe innema yessernahu bi lisanike li tubeşşira bihil muttekîyne ve tunzira bihî kavmel ludda

98. Ve kem ehlekna kablehum min karn hel tuhussu minhum min ehadin ev temeu lehum rikza

Meryem Suresi Türkçe Anlamı

Rahman ve Rahim Olan ALLAH’ın Adıyla

1. Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd.

2. Bu, Rabbinin, Zekeriya kuluna olan merhametinin anılmasıdır.

3.  Hani o, Rabbine gizli bir sesle yalvarmıştı.

4. O, şöyle demişti: “Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım.”

5,6. “Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankâr olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!”

7. (Allah, şöyle dedi:) “Ey Zekeriyya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik.”

8. Zekeriyya, “Rabbim!” “Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış iken, benim nasıl çocuğum olur?” dedi.

9. (Vahiy meleği) dedi ki: Evet, öyle. (Ancak) Rabbin diyor ki: “Bu, bana göre kolaydır. Nitekim daha önce, hiçbir şey değil iken seni de yarattım.”

10. Zekeriyya, “Rabbim, öyleyse bana (çocuğumun olacağına) bir işaret ver”, dedi. Allah da, “Senin işaretin, sapasağlam olduğun hâlde insanlarla (üç gün) üç gece konuşamamandır” dedi.

11. Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara “Sabah akşam Allah’ı tespih edin” diye işaret etti.

12,13,14. (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) “Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl” dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah’tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.

15. Doğduğu gün, öleceği gün ve diriltileceği gün ona selâm olsun!

16,17. (Ey Muhammed!) Kitap’ta (Kur’an’da) Meryem’i de an. Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail’i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.

18. Meryem, “Senden, Rahmân’a sığınırım. Eğer Allah’tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)” dedi.

19. Cebrail, “Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir çocuk bağışlamak için gönderildim” dedi.

20. Meryem, “Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım hâlde, benim nasıl çocuğum olabilir?” dedi.

21. Cebrail, “Evet, öyle. Rabbin diyor ki: O benim için çok kolaydır. Onu insanlara bir mucize, katımızdan bir rahmet kılmak için böyle takdir ettik. Bu, zaten (ezelde) hükme bağlanmış bir iştir” dedi.

22. Böylece Meryem, çocuğa gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekildi.

23. Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. “Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!” dedi.

24. Bunun üzerine (Cebrail) ağacın altından ona şöyle seslendi: “Üzülme, Rabbin senin alt tarafında bir dere akıttı.”

25. “Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün.”

26. “Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, “Şüphesiz ben Rahmân’a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım” de.

27. Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: “Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!”

28. “Ey Hârûn’un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi.”

29. Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. “Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?” dediler.

30. Bebek şöyle konuştu: “Şüphesiz ben Allah’ın kuluyum. Bana kitabı (İncil’i) verdi ve beni bir peygamber yaptı.”

31. “Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekâtı emretti.”

32. “Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı.”

33. “Doğduğum gün, öleceğim gün ve diriltileceğim gün bana selâm (esenlik verilmiştir).”

34. Hakkında şüpheye düştükleri hak söze göre Meryem oğlu İsa işte budur.

35. Allah’ın çocuk edinmesi düşünülemez. O, bundan yücedir, uzaktır. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece “ol!” der ve o da oluverir.

36. Şüphesiz, Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse (yalnız) O’na kulluk edin. Bu, dosdoğru bir yoldur.

37. (Fakat hıristiyan) gruplar, aralarında ayrılığa düştüler. Büyük bir günü görüp yaşayacakları için vay kâfirlerin hâline!

38. Bize gelecekleri gün (gerçekleri) ne iyi işitip ne iyi görecekler! Ama zalimler bugün apaçık bir sapıklık içindedirler.

39. Onları, gaflet içinde bulunup iman etmezlerken işin bitirileceği o pişmanlık günüyle uyar.

40. Şüphesiz yeryüzüne ve onun üzerindekilere biz varis olacağız, biz! Ancak bize döndürülecekler.

41. Kitap’ta İbrahim’i de an. Gerçekten o, son derece dürüst bir kimse, bir peygamber idi.

42. Hani babasına şöyle demişti: “Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?”

43. “Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim.”

44. “Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahmân’a isyankâr olmuştur.”

45. “Babacığım! Doğrusu ben, sana, çok esirgeyici Rahmân tarafından bir azabın dokunmasından, böylece şeytana bir dost olmandan korkuyorum.”

46. Babası, “Ey İbrahim! Sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!” dedi.

47. İbrahim, şöyle dedi: “Esen kal! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Şüphesiz O, beni nimetleriyle kuşatmıştır.”

48. “Sizi ve Allah’tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb’ime ibadet ediyorum. Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum.”

49. İbrahim, onları da onların taptıklarını da terk edince, ona İshak ile Yakub’u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.

50. Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).

51. Kitap’ta, Mûsâ’yı da an. Şüphesiz o seçkin bir insan idi. Bir resûl, bir nebî idi.

52. Ona, Tûr dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.

53. Rahmetimiz sonucu kardeşi Hârûn’u bir nebî olarak kendisine bahşettik.

54. Kitap’ta İsmail’i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resûl, bir nebî idi.

55. Ailesine namaz ve zekâtı emrederdi. Rabb’inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.

56. Kitap’ta İdris’i de an. Şüphesiz o, doğru sözlü bir kimse, bir nebî idi.

57. Onu yüce bir makama yükselttik.

58. İşte bunlar, Âdem’in ve Nûh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim’in, Yakub’un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebîlerdir. Kendilerine Rahmân’ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

59. Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.

60,61. Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahmân’ın, kullarına gıyaben vaad ettiği “Adn” cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O’nun va’di kesinlikle gerçekleşir.

62. Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) “selâm!” (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.

63. İşte bu, kullarımızdan Allah’a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.

64. (Cebrail, şöyle dedi:) “Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O’nundur. Rabbin unutkan değildir.”

65. (Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu hâlde, O’na ibadet et ve O’na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O’nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun?

66. İnsan, “Öldüğümde gerçekten diri olarak (topraktan) çıkarılacak mıyım?” der.

67. İnsan, daha önce hiçbir şey değil iken kendisini yarattığımızı düşünmez mi?

68. Rabbine andolsun, onları şeytanlarla beraber mutlaka haşredeceğiz. Sonra onları kesinlikle cehennemin çevresinde diz üstü hazır edeceğiz.

69. Sonra her bir topluluktan, Rahman’a karşı en isyankâr olanları mutlaka çekip çıkaracağız.

70. Sonra, oraya girmeye en lâyık olanları muhakkak ki en iyi biz biliriz.

71. (Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.

72. Sonra Allah’a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş hâlde bırakırız.

73. Âyetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, inkâr edenler, inananlara, “İki topluluktan hangisinin bulunduğu yer daha hayırlı meclis ve mahfili daha güzeldir?” dediler.

74. Biz onlardan önce, mal-mülk ve görünümü daha güzel olan nice nesilleri helâk ettik.

75. (Ey Muhammed!) De ki: “Kim sapıklık içinde ise Rahmân onlara, istenildiği kadar süre versin! Nihayet kendilerine vaad olunan azabı, ya da kıyameti gördüklerinde kimin yeri daha kötüymüş, kimin taraftarları daha zayıfmış bilecekler.

76. Allah, doğruya erenlerin hidayetini artırır. Kalıcı salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuç itibari ile de.

77. Âyetlerimizi inkâr edip “Bana elbette mal ve evlat verilecek!” diyen kimseyi gördün mü?

78. Gaybı mı görüp bilmiş, yoksa Rahmân’dan bir söz mü almış?

79. Hayır! (İş onun dediği gibi değil). Biz, onun söylediklerini yazacağız ve azabını arttırdıkça arttıracağız!

80. Onun (ahirette sahip olacağını) söylediği şeylere biz varis olacağız ve o bize tek başına gelecek.

81. Onlar, kendileri için kuvvet ve şeref (kaynağı) olsunlar diye, Allah’tan başka ilâhlar edindiler.

82. Hayır! İlâhları, onların ibadetlerini inkâr edecekler ve kendilerine düşman olacaklar.

83. Kâfirlerin başına, onları durmadan (günaha ve azgınlığa) tahrik eden şeytanları gönderdiğimizi görmedin mi?

84. Ey Muhammed! Şu hâlde, onların azaba uğramalarını istemekte acele etme. Biz onlar için ancak (takdir ettiğimiz günleri) sayıp durmaktayız.

85,86. Allah’a karşı gelmekten sakınanları Rahmân’ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!

87. Rahmân’ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.

88. Onlar, “Rahmân, bir çocuk edindi” dediler.

89. Andolsun, siz çok çirkin bir şey ortaya attınız.

90,91. Rahman’a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!

92. Hâlbuki Rahmân’a bir çocuk edinmek yakışmaz.

93. Göklerdeki ve yerdeki herkes Rahman’a kul olarak gelecektir.

94. Andolsun, Allah onları ilmiyle kuşatmış ve tek tek saymıştır.

95. Onlar(ın her biri) kıyamet günü O’na tek başına gelecektir.

96. İnanıp salih ameller işleyenler için Rahmân, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır.

97. Ey Muhammed! Biz, Allah’a karşı gelmekten sakınanları Kur’an ile müjdeleyesin, inat eden bir topluluğu da uyarasın diye, onu senin dilin ile (indirip) kolaylaştırdık.

98. Biz onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor yahut onların bir fısıltısını olsun işitiyor musun?

Meryem Suresi Fazileti

Meryem Suresinin birçok fazileti vardır. Allah’ın izniyle bu sure birçok derde dermandır. Meryem Suresi fazileti İmam Sadık’tan şöyle rivayet edilmiştir.

Bu sureyi sürekli okuyan kimse, bu surenin bereketi sayesinde evlat, can ve mal bakımından tamamen ihtiyaçsız olmadığı sürece bu dünyadan göçmez. Meryem Suresi sırları ise rivayetlere göre şöyle listelenebilir:

  • Bu sureyi yazıp su içine koyan kişi, bu sudan içerse, Allah’ın izniyle korkuları gidecektir.
  • Meryem Suresini 41 kere okuyan kişi umulur ki fakirlikten kurtulur.
  • Hamile kalamayan ve düşük yapan kişiler, Meryem Suresi 5 – 15. Ayetleri yazıp zemzem suyuna koyup, yazılar silininceye kadar bekletir ve bu sudan bu ayetleri okuyarak içerse Allah’ın izniyle muradı gerçekleşir ve çocuk sahibi olur.
  • Hamile bir kadın Meryem Suresi’ni çokça okursa Allah’ın izniyle doğumu kolaylaştırır.
  • Rivayet olunur ki hamile kalamayan kadınlar 41 gün boyunca Meryem Suresi’ni okuyarak bir suya üfürür, o suyu içerse biiznillah muradı hâsıl olur.
Yasin Suresi Türkçe Arapça Okunuşu

Surenin Önemi

Şüphesiz Kuran’da geçen her sure önemlidir. Ancak bazı sureler duruma göre daha fazla önem kazanır. Meryem Suresi önemini ise Efendimiz Ebu Suud Efendiden rivayetle şu şekilde belirtti: ‘Her kim Meryem Suresi okursa, Zekerriya, İsa, Musa, Yahya, Harun, İbrahim, Yakup, İshak ve İsmail’in peygamberliğine iman edenlerin sayısınca on sevap verilir.

Bu hadisten sureyi okumanın ne kadar önemli olduğunu öğrenebilirsiniz. Bu sureyi sıklıkla okuyan kimse Allah’ın izniyle çok sevap alacaktır.

Facebook  Twitter

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*